Binge Eating Disorder – BED (Tıkınırcasına Aşırı Yeme)

binge-eating-disorder

Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) çok geniş yelpazede nedenlerle ortaya çıkan hayati sorunlara yol açan belirti ve bulgular ile ciddi komplikasyonlara yol açan bir hastalıktır. Ülkemizde ki rakamları tam olarak bilmemekle birlikte Amerika’da tüm erişkinlerin %2’sinde binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) bulunduğu bilinmektedir. Hastalık çoğunlukla ergenlik ve genç erişkinlik döneminde ortaya çıkmaktadır.

Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) tanısı Amerikan Psikiyatrlar Birliği tarafından yayınlanmış olan Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM) isimli kriterlere göre konulur. DSM-lV’e göre bir insanın Binge Eating Disorder – BED (Tıkınırcasına Aşırı Yeme Bozukluğu)  tanısı alması için;

  • Son altı ay boyunca haftada en az iki defa tıkınırcasına aşırı yeme atağı olması,
  • Normal yenebilecekden daha fazla yemeği çok kısa sürede yemek, tok karnına aşırı yemek yemek, yalnızken hiç çekinmeden aşırı yemek ama sonrasında suçluluk duymak veya yaptığından iğrenmek ve pişman olmak,
  • Aşırı tıkınırcasına yedikten sonra kusmaya çalışmamak veya ilaç kullanarak çıkartmaya çalışmıyor olmak gerekir.

Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu)  olan hastaların %65’inde obezite mevcuttur. Kalanlarında büyük çoğunluğunda kilo fazlalığı bulunmaktadır. Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) durumunda, bulimia’dan farklı olarak hastalar aşırı yedikten sonra kusmazlar. Bu nedenle bu hastalarda obezite hatta morbid obezite oldukça yüksek oranda görülmektedir.

Binge Eating Disorder – BED (Tıkınırcasına Aşırı Yeme Bozukluğu) Belirtileri Nelerdir?

Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) hastalığına sahip olan bir hasta olsanız bile hafif kilolu olmaktan başka hiçbir fiziki bulgunuz olmayabilir. Ancak davranışsal anlamda çeşitli alışkanlıklar ve takıntılara sahip olmanız muhtemeldir.

  • Genellikle aşırı miktarlarda yemek yemek,
  • Tokken bile yoğun miktarda yemek yemek ve bunu istemek,
  • Yemek yeme sürelerinin çok kısa olması yani aşırı hızlı yemek yemek,
  • Çok çiğnemeden yutmak,
  • Genelde yalnızken yemek yemeyi tercih etmek,
  • Rahatsızlık duyana kadar yemek yemeyi kesmemek,
  • Yemek yeme isteğinizin kontrolünüz dışına çıktığını hissetmek, bundan ciddi oranda rahatsızlık duymak ama yemek yeme isteğini engelleyememek,
  • Aşırı fazla yedikten sonra yaptığından utanmak, iğrenmek ve pişman olmak,
  • Depresyon, ajitasyon ve anksiyete nedeniyle gündelik hayatta sıkıntılar yaşıyor olmak,
  • Asosyalleşmek ve toplum içinde bulunmaktan sakınmak,
  • Yoyo diyeti olarak adlandırılan ve kilo verip kilolarını geri alma ile sonuçlanan başarısız diyet tecrübelerine sahip olmak.

Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) yukarıda ki davranış ve yeme bozukluğuna bağlı belirtilerin yanısıra, obezite ve morbid obeziteye bağlı başka sistemik ve metabolik hastalıklarında belirtilerine sahip olabilmektedir. Obezite ve morbid obezite başlı başına çok çeşitli kronik sağlık sorunlarına yol açan ciddi hastalıklardır. Morbid obezite veya obeziteye bağlı olarak ortaya çıkan sorunların başlıcaları;

  • Yüksek tansiyon (Hipertansiyon)
  • Kan yağlarında artış (Hiperlipidemi)
  • Şeker Hastalığı (Tip 2 Diyabet)
  • Kalp hastalıkları ve Damar tıkanıklıkları

olarak sıralanabilir. Obezite beklenen yaşam süresini kısaltır. Sadece obez olan bireylerin beklenen yaşam sürelerinin kendi yaşlarında ki obez olmayan bireylerle kıyaslandığında 6-7 yıl daha kısaldığı bildirilmiştir.

asiri-tikanircasin-yeme

Binge Eating Disorder – BED (Tıkınırcasına Aşırı Yeme Bozukluğu) Nedenleri ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Birçok psikolojik yada psikiyatrik bozukluk gibi binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) için de belirgin bir neden söylemek zordur. Belli başlı tek bir neden çok, genetik, psikososyal ve çevresel etmenlerin hep birlikte rol aldığı kompleks bir durumdur. Hastaların % 50’sinde depresyon değişik derecelerde bulunmaktadır. Yapı olarak obeziteye yatkınlığı olanların binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) için de yatkınlıkları olduğunu görüyoruz. Bu kişiler daha çok vücut görünümlerini düzeltmek ister iken başarısızlıklarında aşırı yemek yiyerek sakinleşmeye çalışmaktadırlar. Fiziksel yada ruhsal travmaya maruz kalmak yada cinsel istismara uğramış olmak önemli bir risk faktörü olabilir. Yoğun stres özellikle genç erişkinlerde ve ergenlik çağında etken olabilir. Özellikle bu yaşlarda vücut şekli ve kilo ile ilgili arkadaş çevresinden gelen negatif etkiler olayın ortaya çıkışını tetikleyebilir. Hastaların bir çoğu başarısız diyetler ile fazlasıyla boğuşmuştur. Özellikle özgüven sıkıntısı olan gençlerde diyetler aşırı yemek yeme isteğini arttırabilmektedirler.

Binge Eating Disorder – BED (Tıkınırcasına Aşırı Yeme Bozukluğu) Komplikasyonları Nelerdir?

Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) hastalarda sosyal, duygusal, ekonomik ve metabolik birçok soruna yol açar. Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) hastalarında en sık görülen durum obezite ve obeziteye ait yandaş sorunlardır. Bu hastalar bulimiadan farklı olarak kusma yada başka yollar ile yediklerini vücutlarından uzaklaştırmadıkları için birçoğu obezite hatta morbid obezite sorunu ile yüz yüze kalmaktadırlar. Hastaların yedikleri çoğunlukla karbonhidrat ve yağdan zengin aşırı tatlı ve tuzlu yiyeceklerden oluşmaktadır. Vitamin, mineral ve lif alımı ise oldukça kısıtlı olduğundan bu hastalarda metabolik anlamda çok geniş yelpazede bozukluklar ortaya sıklıkla çıkmaktadır. Bunlardan başlıcaları;

  • Tip 2 Diyabet
  • Hiperlipidemi
  • Hipertansiyon
  • Kalp Hastalıkları
  • Safra kesesi ve yollarında taş oluşumu
  • Kanserler
  • Sindirim sistemi problemleri (özellikle reflü ve gastritler)
  • Osteoartritler
  • Eklem ve kas ağrıları
  • Menstruasyon bozuklukları
  • İnfertilite
  • Erektil disfonksiyon (Cinsel güçte azalma ve iktidarsızlık)
  • Uyku apnesi (Gece uykuda nefes durması ve gündüz uyuklamaları)

Binge Eating Disorder – BED (Tıkınırcasına Aşırı Yeme Bozukluğu) Tanısı

Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) genel hatları ile bulimia hastalığına benzer. Bulimiadan farklı olarak bu hastalar kusmazlar ve aşırı kilo almaya eğilimlidirler. Bu hastalarımız başvurduğunda hastalarımızı farklı yönlerden değerlendirmeye alırız;

  • Fizik Muayene:

Bu hastaların fizik muayenesi önemlidir. Çünkü hastalar doktora geldiklerinde yada gelmek zorunda kaldıklarında çoğunlukla ciddi sıkıntılar ile boğuşmaya başlamışlardır. Bu hastaların boy ve kiloları ölçülür ve BMI (Body Mass Index – Vücut Kitle İndeksi) hesaplanır. Bu hastalarda ayrıca bel ve kalça ölçümleri ile cilt kalınlığı gibi antropometrik ölçümler de yapılmalıdır. Bu ölçümler bize hastanın metabolik durumu ve travmanın boyutu ile ilgili bilgiler verir. Bu ölçümler neticesinde durumun tespiti yapılabilir. Ayrıca sistemik muayenenin parçası olarak tansiyon ve nabız ölçümü, nefes sayısı ve solunum sesleri de bize kalp ve akciğerlerinin istirahat ve efor durumundaki kapasitesini gösterir. Tüm vücut saçlardan tırnaklara kadar değerlendirilir ve avitaminoz bulguları aranır.

  • Kan testleri ve görüntüleme tetkikleri:

Hastaların sistemik değerlendirilmelerinin tamamlanması amacıyla EKG, akciğer filmi, tam kan sayımı ve detaylı biokimyasal analizler yapılır. Karaciğer testleri özellikle karaciğer yağlanmasının karaciğerde yaptığı hasar açısından değerlendirilir. NAFLD (non alcoholic fatty liver disease) yada NASH (non alcoholic steatohepatitis) dediğimiz yağlı karaciğer hastalığı ileri durumlarda karaciğer sirozuna kadar gidebilecek hasara yol açabilir. Böbrek fonksiyon testleri değerlendirilir. Çeşitli vitamin ve minerallerin düzeyleri bakılarak beslenme bozukluğunun derecesi ortaya konulur. Hastalarda eğer şikayet yada bulgu var ise uyku apne değerlendirilmesi amacıyla uyku testleri yapılır. Solunum fonksiyon testi ile bir göğüs hastalıkları uzmanına mutlaka danışılmalı ve akciğer kapasitesi değerlendirilmelidir. Kardiolog tarafından kalp ekosu ve EKG değerlendirilir. Batın USG karaciğer yağlanmasının ve böbrek dokusunun değerlendirilmesi açısından önem taşır. Bazı hastalarımıza batın BT ve Karaciğer MRI yaptırırız. Çünkü aşırı yağlanmış karaciğer dokusu USG ile değerlendirme için uygun olmayabilir.

  • Psikolojik ve psikiyatrik değerlendirme:

Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) olan hastalarda sıklıkla hafif yada ağır        da olsa depresyon, obsesif-kompulsif bozukluklar bulunabilmektedir. Bu durum hastalığın hem nedeni hem de sonucu olabilmektedir. Dolayısı ile hastaların psikolojik ve psikiyatrik değerlendirmeden geçirilmesi gerekmektedir. Bunun için hastalarla tekrarlayan seanslarda görüşmeler ve terapiler yapılır. Çok çeşitli psikanalitik testler ile psikolojik alt yapı değerlendirilir. Tedavi uzun ve zorlu olabilir ancak değerlendirme ve tanı da en az onun kadar önemli ve vakit isteyen bir süreçtir. Psikanalitik değerlendirme tanınızın en önemli parçasıdır çünkü binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) için nedensellik taşır. Yani hastalığın sebebine yönelik inceleme yapmaktadır. Kalıcı ve uzun süreli tedavi için bir psikolog yada psikiyatrist yardımı sizin için hayati önem taşımaktadır.

Binge Eating Disorder – BED (Tıkınırcasına Aşırı Yeme Bozukluğu) Tedavisi

Binge eating disorder (tıkınırcasına aşırı yeme bozukluğu) tedavisi çok zorlu bir süreçtir. Burada ki en önemli zorluk hastaların bu sorunlarından büyük utanç duymaları ve bunu doktordan bile saklamak istemeleridir. Bazı hastaların yakın aile bireyleri bile hastaların kilo sorununun aşırı tıkınırcasına yemeye bağlı olduğunu bilemeyebilirler.

Her hastanın tedavisi bazı genel prensipler ortak olmak kaydı ile kişiye özel olarak planlanmalı ve süreç dinamik olarak yönetilmelidir. Ana hedef hastanın ihtiyaçlarına cevap vermektir. Öncelikli hedef hastanın sahip olduğu aşırı yemek isteği ve obezitesi üzerinde kontrol sağlamasını sağlamaktır.

  • Psikoterapi
  • Kognitif Davranışsal-Bilişsel Psikoterapi

Bu psikoterapi teknikleri sizin tıkınırcasına yeme ataklarınızı tetikleyen takıntılarınız ve kendinizle ilgili negatif algılarınızın düzeltilmesi amacını taşır. Yapılan terapi yemek algınız ve ona olan bağlılığınızın ortaya net olarak konulmasını gerçekleştirmeye yöneliktir. Böylece öncelikle sorunu net tanımlayıp onu düzeltmek için çeşitli psikolojik egzersizler ve terapi seansları gerçekleştirilir. Bu tedavilerin bir parçası da doğru ve sağlıklı beslenme, sağlıklı zayıflama yöntemleri, tonik ve rahatlama egzersizleri programlarının verilmesidir.

  • Kişilerarası Grup Psikoterapisi

Kişilerarası psikoterapi teknikleri hastaların sosyalizasyon problemlerini ortadan kaldırmayı hedefler. Bu tedavinin başarısı ve kalıcılığı için önemli olmaktadır. Çünkü hastalar hastalıklarını ailelerinden ve yakın çevrelerinden saklamakta, sorunlarını paylaşmaktan utanmaktadırlar. Kognitif davranışsal psikoterapi ile sorunu ile yüzleştirilen hasta, kişilerarası terapi ile de bunu yenmesinde kendisine destek olacak kişileri saptamakta ve arttırmaktadır. Bazen yakınları yada aile bireylerini de bu terapi seanslarına dahil etmek faydalı olabilmektedir.

  • Diyalektik Psikoterapi

Diyalektik psikoterapi bu iki yöntemin çeşitli şekillerde birlikte uygulanması ile hastaların uzun dönem kazanımlarını arttırmayı hedefler. Diyalektik psikoterapide hem bire bir hasta görüşmeleri yapılır, bir yanda da belli günlerde hastaların grup terapilerine katılmaları sağlanır.

  • Metabolik Kontrol ve Tedavi

 

Hastaların obeziteye bağlı çok çeşitli metabolik sorunları detaylıca değerlendirilir ve psikoterapi devam ederken, aynı anda bu sorunların tedavisi planlanır.

İlaç Tedavisi

İştah azaltıcı ilaçlar bu hastalığın tedavisinde denenmektedir. Sibutramine (Meridia) bu grubun önde gelen ilacı olmakla birlikte tam olarak yaygın kullanıma girmemiştir.  Ayrıca topiramate gibi ilaçlar iştahsızlık ve kilo kaybı gibi etkileri dolayısıyla kullanılabilse de çok ciddi yan etkileri olmaktadır. Anti depresanlar psikiyatristler tarafından gereğine göre sıklıkla kullanılabilmektedirler. Ancak uygunsuz kullanımlarında aşırı kilo alımına da yol açabildikleri unutulmamalıdır.